I
ilişkilerinin
çelişkilerini
kullanmalarına
izin
verme!
II
hassasiyetlerin
haysiyetinin mihenk taşıdır
onları hiçbir şeye
feda
etme!
I
ilişkilerinin
çelişkilerini
kullanmalarına
izin
verme!
II
hassasiyetlerin
haysiyetinin mihenk taşıdır
onları hiçbir şeye
feda
etme!
bütün şehir manzaraları
yahut
bir kahve dibinde,
bir balkonda belki...
eda edilmiş bir ibadet gibi
zaruri,
yani diyorum sen anlıyorsun
yani
lafın tamamının kime edildiğini..
hepsi yalan
duyguları bozguna uğramış bir nesil
yağma görmüş, talan görmüş ha bir de çokça yalan...
bütün beylik lafların
sütre gerisine sığınmış
hepsi berhava,
hepsi bir yola taş düşüyor
hayatttan düşme yoluna...
yalan oysa...
ben hayli zamandır halının altını temiz
ağzımdaki baklayı da taze tutuyorum
bilsin diye herkes.
bilsin ki,
bütün şehir manzarası gösteren fotoğraflar kurmaca
bütün beylik laflar bir kemend
ayık ol
....
içimin döküldüğü yere bakıyorum
birde bu başlığa
ikisi de hem bana
hem de birbirlerine el
...
cümbüşüm...
türlü yollarını bilirim
sana yürümenin,
bir kağıt üstünde
kalemin ucunda tüketerek adımlarımı,
türlü yollarını bilirim
sana yürümenin,
bir otobüs durağında durmuş
zamanın esamesini okutarak
dünyanın bütün dillerinde,
dünyanın bütün dillerinde
ve
tabi en ilkel kabilelerinde dahi
sana yürümenin adı aynı
düşün ki
onca dil,
onca farklı kültür,
ama hepsinde aynıdır
sana yürümenin
adı...
sen biliyorsun bunu
ben buraya yazmasam
bile onu
...
sevmeyeninin
bile
farkında olmadan
gölgesinde serinlediği
kocaman
bir kalbi
vardı
bize hafif
bedenine ağır
geldi
...
#sırrısüreyyaönder
Yek pare
bütün yani
sarılmış bir cigaraya
içimde tütün
iki parmak arası
terli dudaklar
iki şehir arası
tekli duraklar
insen almaz
binsen olmaz
falanlar, filanlar ve cümle figanlar
hepsi orada
O arada
yekpare
bir masada
bir sahte okeye fitim
uzun yolculukların yorgunluğu çökmüş ıstakama
ne gelen var ne giden
yekpare
bütün yani
sarılmış bir cigaraya içimde tütün
sonra
çok üzgün
çok duyarlı
çok şair
ve çok şiirli sularda
yüzüyorlar
ben yere paralel
yüzüm yere koyun
bitti sevmiyorum
sıkıldım
artık bitsin
bu oyun...
Bir incir çekirdeği bile yaralayabilir beni
Bir incir çekirdeği
bit kadar bir incir çekirdeği
ile vurabilirler beni
Suyun en derin yerindeyim
Ayaklarım
Göğüsümün hizasında
bir damla su bile batırabilir beni
Bir cümledeyim
kitabın en afili yerinde
her şey nizami
her şey Nazım'i
olgunluk neredeyse oraya kadar
bir imla hatası bozabilir beni
...
Hassasiyetleriniz failin boyu ve gücü ile ters
orantılı seyrediyor
halbu ki
hassas olan ve hassasiyet gösterilmesi gereken
mağdurdur
kim olduğundan bağımsız.
...
...
herkes
her şeye o kadar hızlı bir şekilde üzülüyor ki
bize bir şey kalmıyor söyleyecek
bir fotoğraf karesi yahut kadrajı gibi düşün
herkes önü kapmış
yerleşmiş çerçevenin kucağına
bize yer kalmamış önlerden
arkadan da
ne siluetimiz ne de suretimiz görünüyor
bir oyun
sanki
...
üzülme ya da üzüntü bildirmenin
hele de bunu sanal mecralarda yapmanın
konforu hiç bir şey de yok
risk yok,
diyet yok,
sorumluluk yok
inisiyatif desen o da yok
riya toplumu
...
henüz doğmamış çocuklar
olmamış fikirler
belki
kurtaracak bizi
bütün tabakların rengini gördük
yaşadık bütün masaların ahengini
hiçbiri mutlu etmedi bizi
hiçbiri
şimdi dağınık bir masa
kırılmış bütün tabaklar
ve çatallar kana bulanmış
bir sofra seyrinde
bir diğerinin etini yemişiz
kimi zaman ruhunu
yoksa böyle dağınık kalır mı
masa
toplayacak kimse kalmamış,
yıkayacak...
bizi henüz doğmamış çocuklar
ve gün yüzüne çıkmamış dünyalar
kurtaracak
...
ne uzun bir ay şu haziran
ne uzun şu gün
yirmi saattir uyanmışım
ne ay bitiyor bugün
ne de gün
...
biliyorum
çağırdığım
kimse gelmeyecek
buraya
gönlüm açılıyor
bir telaş, bir heyecan bende ki
sorma
ama sadece bende var
ne varsa
manav, bakkal, kasap ve çok süper olan market çalışanları
yani mahalle eşrafı
kendi işinde, gücünde
her şey
yani benden habersiz
en çok benden
çünkü
şimdi her şey dediğim şey
şu anda içine neyi alıyorsa hepsi bana ait,
bana dair
yazık
kimsenin bundan haberi yok
bir telaş bıraktım buraya
bir de hezeyan
mahallenin orta yerine
bir hortum gelip savursun diye
I ilişkilerinin çelişkilerini kullanmalarına izin verme! II hassasiyetlerin haysiyetinin mihenk taşıdır onları hiçbir şeye feda etme!